6 Mayıs 2011 Cuma

kuvars kristaller.....




Prof. Dr. Galip Sağıroğlu
İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü
Kristallografi Ders Kitabından notlar



Kristal kelimesi, mineraloji ve kristallografi biliminde yalnızca kuvars kristalleri için değil, “kristal atomer  yapı” içeren tüm değerli ve yarı değerli taşlar için kullanılan bir kelimedir.
Yani: Kristal, üç boyutta periyodik olarak tekrarlanan, dizilmiş atomik motiflerdir. Bu motifler, en küçük atom grubu olarak uzayın üç yönünde sonsuz olarak (pratik bakımdan sonsuz) tekrarlanınca, kristal oluşuyor. Bu motif, periyodik üç boyutlu uzayı (yani elementer bir şebeke ağının içini) heterojen olarak dolduruyor.

Atomlar, kristal ağ içinde periyodik olarak tekrarlanırlar ve kristal dış şekillerinde gördüğümüz simetri yasalarına özdeş kanunlara riayet ederler, gerçi, kristal dış şekillerini belirleyen yasalarla motifi belirleyen yasalar arasında farklar da vardır.

DeBroglie adlı bilginin dalga-madde ikilisi üzerinde yaptığı araştırmalardan,  kristallerden elektron difraksiyonları olayı doğdu ve ikinci dünya savaşından sonra, nötron difraksiyonunun geliştirilmesi, atomik pillerin de gelişmesini sağladı.

Kusur olarak kristalde boşluklar, örneğin kristal şebekelerinin bir noktasında bir atomun yokluğu, şebekede araya parazit olarak giren başka atomlar, dislokasyonlar gibi özellikler kusur bakımından difraksiyon olaylarını pek az etkiler ve kristallerin periyodiklik olayına gölge düşürmez.


Şifacılık anlamında, burada geçen tanımlamalardan bizim için önemli olan şu noktaları çıkarabiliriz:

  1. Kristal yapının enaz üç boyutta tekrarlanması (ki enerji yapısı da öyle olmak durumundadır)
  2. Periyodik olarak bu enaz üç boyutun tekrarlanarak bir şebeke oluşturması (kristalin kendi yoğun enerji ağı)
  3. Kristaldeki boşluklar:  kristalin kendi enerji ağındaki atom düğümlerinin araya başka parazit atomların girmesini engelleyecek yoğunlukta olması.

Kristalin atomer yapısının dengeli ve atom düğümlerinin düzgün sıralanması,  bunların sağlam bir enerji ağı içinde olması ve parazit atomları bünyesine almaması demek (diğer bazı kristallerde, yabancı –parazit- atom, taşın bünyesine alınabiliyor. Kuvars kristaliyle çalışanlar bilirler, böyle bir durumda taşınız parçalanır.



Ayrıca, kristalin bu teknik özellikleri, çalışmalarımızda kullanabileceğimiz şu özellikleri de getirirler:

  1. Kristalin dengeli atom yapısı, enerji depolanması için ideal bir ağ oluşturur (telekomünikasyon, bilgisayar çipleri,  ama aynı zamanda atom pillerine kadar uzanan bir depolama gücü). Yani, kristalimize yoğun bir şekilde enerji depolayabiliriz.
  2. Kristalin yapısı, onun,  programlanırken aldığı komutlara göre fonksiyon göstermesini sağlar yani kuvars kristali, aldığı komutla enerjiyi birleştirerek çalışır. Kuvarsın, diğer kristallere göre bir üstünlüğü daha var burada, kullandığımız doğal taş veya kristal ne kadar saf ise, komutlama ve depolama çok daha iyi çalışır. Kuvars ise, yarı değerli taşlar içinde en saf olanıdır, renk veren bakır (yeşil-mavi tonları), demir (kırmızı) bile içermez.
  3. Depolama: Burada,  kuvarsa verilen komuta göre, kendi enerjimizi depolayarak ve enerjiyi dağıtmadan,  ucundan odaklayıp göndererek çalışabileceğimiz gibi, herhangi bir blokaj üzerinde çalışırken, kuvarsın içindeki boşluklardan, o bölgedeki ağır negatif enerjileri emdirerek çalışabiliriz de. Yani, kuvarsın depolanması, bu yönde de kullanılabilir, ancak taşın fazla dolmamasına dikkat etmeliyiz. Kristalle çalıştığım zamanlarda, seansa ara vererek taşımı akan suda bol bol yıkar, temizler, kaldığım yerden devam ederdim. Yoksa taş elinizde parçalanabilir (ki bu da başıma gelmiştir, hatırladıkça hala çok üzülürüm.
  4. Mohs sertliğine göre de   (bilgimiz olsun : 1. Talk, 2. Gips-alçı-, 3. Kalsit 4. Florit,  5. Apatit, 6. Ortoklaz, 7. Kuvars, 8. Topaz, 9. Korund, 10. Elmas)  oldukça üst bir derecede kuvars. Atom dizilimlerinin toplanarak tek odakta toplandığı uç nokta ise, enerjinin odaklanabilmesi açısından çok önemli.  Kristalimize enerji depoladıktan sonra,  ağır bir blokaj üzerinde çalışırken bu özelliği çok iyi kullanabiliriz. Biliyorsunuzdur, blokajların da üzeri, kabuk gibi de görülebilen sert bir enerji tabakasıyla kaplıdır. Burada, blokajın kabuğunu, enerjiyi kristalden lazer gibi yönlendirerek kırıp içini temizleyebiliriz. Yalnız, çok hırpalanmış dokular üzerinde bu tekniği uygulamamalıyız.
  5. Kristalin saflığı ve nötrlüğü : Kuvars kristali, içine konulan enerjiyi bozmadan, etkilemeden, temiz bir şekilde aktarır, bu özelliği de, telefon cihazlarında neden silisyumun bu kadar makbul olduğunu açıklıyor (sesin temiz ve parazitsiz aktarılması).



Mineraloji ve kristallografi bilimleri, kristalleri incelemeye devam ediyorlar, çünkü öğrenilecek daha çok fazla şey var. Kuvarslarla çalışırken de öyle. Başarılarınıza ve bilgilerinize katkılı olabilmek dileğiyle…






Hiç yorum yok: