3 Mart 2013 Pazar

Tersten Konuşma


(David John Oates)

Tersten konuşma teorisinin İngilizce karşılığı Reverse Speech, ya da Backwards Speaking. Son zamanlarda araştırmacılar, aslında insan gözünün ve kulağının kolay kolay aldanmadığını, teknolojik cihazlarla ortaya koyan buluşlar yapıyorlar. Ama sistemi çok basit ve kolay.

Burada, herhangi bir konuşmanın yapıldığı sırada ve gerçekte konuşulan konunun, kullanılan kelimelerin ötesinde,  kişinin o anda hissettikleri ve düşündüklerinin, ses dalgaları ile taşınarak belirli kavramları oluşturduğu tezi var. Konuşma sırasında  kaydedilen ifadeler, tersten ve çok yavaşlatılmış bir şekilde dinlendiğinde çok ilginç sonuçlar çıkıyor. Bunların, doğrudan bilinçaltından gelen ifadeler olduğu söyleniyor ve kişinin gerçeğine çok yakın, hatta doğrudan gerçeği diyebileceğimiz cümleler saptanıyor.

Yani diğer bir deyişle süperegonun sesini dinlediğimiz halde, id'den gelen mesajları da net olarak algılıyoruz.
Araştırıldığı ve eldeki kayıtlar üzerinde çalışıldığı zaman, çok ciddi açılımlar yaratabilecek bir bilgi gibi görünüyor.

Bu çalışmalarda ünlenmiş isimler ise Wayne Nicholson, David John Oates ve hem bu konu üzerine yazdığı kitabıyla, ve hem de almanca olarak yaptığı kayıtlarında büyük bir açıklıkla bilinçaltının dürüstlüğünü ortaya koyan Karina Kaiser. Kaiser buna, bilinçaltının sesi, diyor ve insanların aslında her zaman ve büyük bir açıklıkla bilinçaltındaki gerçeği ortaya koyduklarını söylüyor.

Dinlediğim kayıtlardaki ortak noktalar genel olarak şunlardı:

1. Konuşma ne kadar uzun olursa olsun, kayıttaki ifade az ve öz.
2. Şarkıcı, politikacı ve ünlü tayfasından  genel olarak "geçirdik (!)" ya da "iyi para getirdi" gibi ifadeler çıkıyor
3. Konuşulan kelimeler ile kayıttakiler birbirinden farklı
4. Çıkan şeyler güzel sevgi ifadeleri de olabiliyor (Nicholson'un kayıtlarında 3.5 yaşındaki kızı, sorulan soruya cevap veriyor, ama sonradan dinlenilen kayıtta babasına "seni seviyorum" diyordu)
5. Üzücü bir diyalogdu, ama Kaiser, Michael Jackson'un bütün röportajlarını izlemiş ve bu tekniği uygulamış. Babası ile ilgili kayıtlarda inanılmaz acı bir sesle, nerdeyse sızlanma, inleme tonunda  "beni hep dövüyordu" "annem, anneciğimin ruhu"  gibi iç sızlatan ifadeler var.
6. Yine Karina Kaiser'in bilgilerinde, aya iniş konusu var. Kaiser, bu konuyla ilgili "bütün" röportajlara bu tekniği uyguladığını söylüyor. Ama hiçbirisinde gerçekten aya inildiğine dair ifadelere rastlamamış. Benim dinlediğim videodaki astronot, aydaki toprağın un gibi, pudramsı olduğunu anlatıyordu. Ama tersten yavaşlatılmış kayıt "güzel film çevirdik doğrusu" diyor...

Belki de biz insanların ancak son zamanlarda fark edebildiğimiz bu konuyu, reklamcılar çok uzun zamandır biliyor ve uyguluyorlarmış gibi görünüyor. Bir de politikacılar.  Zaten ben, çok uzun zamandır söylediklerinin tam tersini yaptıklarını düşünüyorum. Film tekniklerinde uygulanan 25. kare gibi (artık herkes biliyor ama bilmeyenler için kısa bir açıklama: İnsan gözü dakikada 24 resim algılayabiliyormuş, gözün görmeden algılayabildiği 25. karenin taşıdığı anlam ya da görüntü direkt bilinçaltına giderek insanları etkiliyormuş)

İlluminati çalışmalarında da kullanılan bir teknikmiş bu, özellikle şarkılarda. Aylar önce, bir arkadaş Orhan Gencebay ve İlluminati videosunu izletmişti. Şarkının arkasında, işitme sinirleri ile değil de, ses dalgaları ile doğrudan beyne gönderilerek insanları etkilemeye yönelik korkutucu şeyler vardı. Ayrıca Mick Jagger, Black Sabbath vs de uygulamışlar bunu.

Gene söylemeden edemeyeceğim, benzer bir teknik görüntülü videolarda da uygulanıyor ve özellikle Mr. Bush, Mr. Obama ve Kraliçe Elizabeth'in birkaç videosu birden var, shapeshifting yaparlarken. Yani, kendi gerçek reptil görüntülerine dönüşürlerken. Ama bunlar, sadece aşırı derecede yavaşlatılmış, kare kare gösterilen resimlerden oluşmuş videolardı.

Bir de, acaba bizler de yapabilir miyiz, bu tekniği kendimize de uygulayabilir miyiz diye düşünmeden edemiyorum, kendi bilinçaltı mesajlarım üzerine merakım artarken...

2 yorum:

ilahi tatlar dedi ki...

çok ilginç bu konular

melek sevil dedi ki...

Teşekkür ederim..