26 Temmuz 2014 Cumartesi

Spiritüel Okullar ve Bilinç manipülasyonları II

CEZBE : çift taraflı keskin kılıç budur işte.... Herşeyden önce, manipule edilerek ortaya çıkarıldığı için, bir büyü. Her büyü gibi, ağır bedelleri var ve bunların en hafifi, hocanın (ya da cezbenin hedefi olarak kendisini hedef gösterenin) kendi yolunu kendisinin kilitlemesi olacaktır. Gizli ya da açıktan güçlü bir narsizm, kendi gelişimini engeller herşeyden önce, o yüce sevgi (?)  kendisini mükemmel hissettirir ve sonuç, kendisini sorgulamayan, yenilemeyen ve sevgi-hayranlık oburu bir ego olur genelde.

Çokluk, mesele sadece sevgiyle de kalmıyor maalesef. Cinsellik karıştırılıyor, para pul karıştırılıyor, insanlar her türlü istek için piyon misali kullanılabiliyor. İnanması zor, ama en ciddi büyük güç oyunlarının döndüğü bir alandır ruhsal veya dini öğretiler.

Rasyonalize edilmiş düşünce ve duygular
Deneyimi olmayan insanlar genellikle "böyle hissettim, şöyle düşündüm, şunu şöyle söyledim"  şeklinde ifade ederler ama aslında bir kimya formülü gibi bakılacak olursa:

Düşünce (belli bir mantıksal çizgi izleyen bir fikir)  + istek  + karar  ......    Ve düşünceye paralel bir doğruluk hissi, isteğe paralel bir huzur, ferahlık hissi,  ve karar kısmında bir zaman çizgisi ile.... Hop, düşünce implantı yerleştirilmiştir bile.....

Arka plandaki o doğruluk ve huzur hissi ise, düşünceye hep eşlik eder (buradakiler elbette ki sadece birer örnek, düşünce implantının cinsine göre başka şeyler de yerleştirilebilir)

Manipulatif düşünce,
1. Kendini özel / seçilmiş hissetme,
2. Huzur, sükunet, seçkin bir doğru yolda olma hissi,
3. Tanrı sevgisi
4. Kararlılık vb. alt hislerle beslendiğinde, beyne yerleştirilen düşünce çok daha rahat kabul edilir ve sorgulanmaz.

Yine aynı şekilde,
1. Az şiddetli / çok şiddetli korku ve hatta panik,
2. Lanetlenme, çok büyük, hayati önem taşıyan, hatta kişinin doğrudan varlığını etkileyen bir hata yapma hissi,
3. Tanrı tarafından reddedilme,
4. Hocanın o çoook kıymetli sevgisinden veya bilgisinden vs mahrum bırakılma

Gibi negatif düşünceler de, öğrenci başka alanlara kayarsa veya istenilen hedeften uzaklaşırsa, hoca kaynaklı yapılabilir.

Her nedense, astral düzlemin saf, çok saf ve kutsal olduğu düşündürülür insanlara. Hayır efendim, öyle değil, hiç de öyle değil işte..  İnsanoğlu, o çokluk küçümsenen, aşağılanan insancıklar olmasaydı, astral hizmetliler ayazda kalacaklardı bal gibi, her nedense bunu itiraf etmek ya da kabul etmek çoğunun işine gelmiyor. İnsancıklar yeme-içme yoluyla madde enerjisini saf ruhsal enerjiye çeviremeselerdi, o yüce varlıklar küt diye düşeceklerdi başka boyutlara, astral düzlemde  kahramanlık, bilgelik ve yücelik enerjileriyle donatılmış kimi varlıkların ve ünlülerin, insanlardan elde edilmiş  enerjileri etraflarına dolayarak hareket ettiklerine şahit olmuşluğum bile var. Maalesef. Hepsi öyle demiyorum ama, yapanı da kınamıyorlar pek.



Sahip olduğumuz tek sermayemiz ruhumuz ve bunu lütfen ama lütfen çar çur etmeyelim. Ne kadar ulu hedefler belirlersek belirleyelim, feda etmeyelim onu. Şu resim açıklayıcı olacaktır sizlere, az kara mizahla karışık, kendinizi pil etmeyin diyorum kısaca.

Hiç yorum yok: